Bu Blogda Ara

5 Nisan 2026 Pazar

Elden vefa yoğa benzer

 Uzun bir yolun başını yeni geçtim. Geldiğim yol azıcıktı ama sorsan 33 yıllık mesafe derler. Ne büyük laflar yuttum, ne büyük hayallerden geçtim. Bıraksan dünyaları kurtaracak ama elinden gelen bir küçük yavrunun dünyasına eşlik etmek. İyi mi bilmem, iyi geliyor mu sanmam ama ileride iyi ki Allah böyle nasip etmiş diyeceğimi hissediyorum. 

Kendini çok bir şey sanan herkes, bir çamur parçası olduğunu hatırlıyor. Hem de iliklerine kadar. Çamur başkasından bulaştı sanıyorsun bir bakmışsın dokunduğun her yer toprak izi. Kötü demiyorum haşâ. Ama gözlerim öyle bir oyun oynuyor ki aynada gördüğüm akça pakça. Rabbim öyle büyük ki kan revan içindeki şu dünyayı sana cennet gösteriyor. Başka nasıl yaşanır ki?

Yol ilerledikçe gözlerim daha çabuk ıslanır oldu. Kendimi onca yıldır tutmuşum ki şimdi durdurabilene aşk olsun. Sıkıca tuttum ellerimin arasında kalbimi sımsıkı. Kimse görmesin, kimse fark etmesin, kimse oradan geçtiğimi dahi hissetmesin. Ama ben ellerimi sıktıkça taştı, ben göstermedikçe sanki saçtı kendini ortaya. Şimdilerde sakinleşip göğsüme koydum kalbimi, ellerim çok yoruldu. Göğsümde hiç sıkmadan ama eski alışkanlıklardan çok da uzaklaşmadan devam ediyoruz. Güzel bakanlar görüyor diğerlerine hayatımda hiç lüzum da yok zaten.

Tatlı bir yorgunluk var üzerimde. Bazen o sıkışıklık hatırlatıyor kendini. Bazen şükürler dolduruyor içimi. Niyetlerim değişti bugünlerde, hayallerim nerede onları arıyorum. Bulur muyum bilmem. Ama hep o güzel söz geliyor aklıma bulanlar yalnızca arayanlardır. 




Yunusemre - Gelin Ey Aşıklar

6 Temmuz 2025 Pazar

"Ah...dedim sonra, Ah!"

Göğsümde demlenen bir yorgunluk. Ne paylaşabilirim, ne dinlenebilirim. Yolumun yoldaşı desem kendime böylesini yakıştırmaktan utanırım. Tırnaklarım sızlıyor ama yeminle şikayetim yok. Hepsi benim kızmıyorum. Ama yok mu benim de dinleneceğim bir söğüt gölgesi? Yok mu şöyle göğsümün daralmadığı bir akşam güneşi? Çocukluğum kayıp gitti 3 sene önce. Gençliğim yaşanmadan rafa kalkıyor sanki. Birden kendimi 60'larda bulacağım, hissediyorum. Ne hayal etmişti o küçük kız çocuğu? Ah kızım beni görsen kızar mısın, takdir mi edersin bilemiyorum. Ben sadece olamadıklarımı görüyorum sen kocaman gözlerinle neler görürsün kim bilir. Olacaklarımın elinden tutarsın belki,  sarılıp sakinleştirirsin. Benim sana çok borcum varmış gibi hissediyorum sen ne dersin? Küçücük yaşından beri sakinleştirdiğin onca insan gibi beni de dinlesen, bir ferahlık iliştirsen. Ama bizim payımıza şairin dediği sayısız ahlar dökülüverdi. "Ah...dedim sonra, Ah!"

Yok bana bu Cihanda...



5 Haziran 2023 Pazartesi

'niye' kimseler izin vermez yollarıma kuş konmasına?

Bir karga bir kediyi öldüresiye bir oyuna davet ediyordu. Hep böyle mi bu? Bir şeyden kaçıyorum bir şeyden, kendimi bulamıyorum dönüp gelip kendime yerleşemiyorum, kendimi bir yer edinemiyorum, kendime bir yer... Kafatasımın içini, bir küçük huzur adına aynalarla kaplattım, ölü ben'im kendini izlesin her yandan, o tuhaf sır içinden! Paniğini kukla yapmış hasta bir çocuğum ben. Oyuncağı panik olan sayın yalnızlık kendi kendine nasıl da eğlenir.

Niye izin vermiyorsun yoluna kuş konmasına

niye izin vermiyorum yoluma kuş konmasına

'niye' kimseler izin vermez yollarıma kuş konmasına?

"Öyle güzelsin ki 

    kuş koysunlar yoluna" 

 bir çocuk demiş.


Nilgün Marmara


Mélodie à personne, Daphné


20 Şubat 2023 Pazartesi

derinlerde


elime aldığım her kelime kayıp gidiyor sanki. her bir hecesi boğazıma yapışmış üstelik. azıcık nefes alayım bir yudum su, su değil zehir sanki. açayım şuradan pencereyi içime çektiğim hava, hava değil toz, duman. 

derinlerde

kırılan onca yer varken bir de yenisi nereden bulayım. neresinden tutayım da iyi edeyim. korkuların tüm hayatımı esir alışını izlerken daha kaç kırığın üzerini örteyim. örttüğüm yerden aldığım yarayı hangi merhemle iyi edeyim. 

derinlerde

kulağımdan gitmeyen sesin ağıdını yakıyorum 4 ay 20 gündür sesiyle, sözüyle gerçekten en çok sevildiğimi hissettiğim yerin ağıdı. bilmem kaç yıllık hayatımın merhametle sarıldığı tek yerin. buz gibi toprakla sarıldığın yerlerde nasılsın? iyi misin?

derinlerde

birlikte uyudukları uykudan yapayalnız kalktılar. yalnız uyuduğum uykudan yapayalnız kalktığım geceleri hatırlıyorum. korkudan uyuyamadığım, ağlamaktan uyuyamadığım geceler. onlardan uyandığımda hissettiğim yalnızlığı içime katık edişimi hatırlıyorum. hiç gülmeden geçen günlerin çokluğunu hatırlıyorum. çocukluğum gülmekten çok uzakta, yetişkinliğim çokların çok uzağında.

"Ezberimde yüzün

Silmek öyle kolay mı?

Kaderimde bir düğüm

Çözmek öyle kolay mı?

Bana hatıradır ateşin

Yanarım, yanarım

Seni başka kimse bulamaz

Kayıbım, derinlerde"


"Mark Eliyahu & Cem Adrian - Derinlerde"


9 Aralık 2022 Cuma

Ardım bomboş...



Gülen insanlar görünce bir daha bakıyorum. Gerçekten gülenler. Güldükten sonra gözlerine karanlık düşenler değil. Gözlerinde umudun penceresini açanlar. Gözlerinde kedere yer bırakmayanlar. Sanki hiç yaralanmamış gibi sanki hiç yalnız kalmamış gibi sanki hep merak edenleri varmış gibi. Değer verdiği kadar değer görmüş gibi. Boğazında düğümleri yokmuş gibi. Elinin tersiyle hiç itilmemiş gibi, sonraya kalmamış gibi hiç bizim gibi değil, benim gibi. İçim gibi.