Bu Blogda Ara

6 Temmuz 2025 Pazar

"Ah...dedim sonra, Ah!"

Göğsümde demlenen bir yorgunluk. Ne paylaşabilirim, ne dinlenebilirim. Yolumun yoldaşı desem kendime böylesini yakıştırmaktan utanırım. Tırnaklarım sızlıyor ama yeminle şikayetim yok. Hepsi benim kızmıyorum. Ama yok mu benim de dinleneceğim bir söğüt gölgesi? Yok mu şöyle göğsümün daralmadığı bir akşam güneşi? Çocukluğum kayıp gitti 3 sene önce. Gençliğim yaşanmadan rafa kalkıyor sanki. Birden kendimi 60'larda bulacağım, hissediyorum. Ne hayal etmişti o küçük kız çocuğu? Ah kızım beni görsen kızar mısın, takdir mi edersin bilemiyorum. Ben sadece olamadıklarımı görüyorum sen kocaman gözlerinle neler görürsün kim bilir. Olacaklarımın elinden tutarsın belki,  sarılıp sakinleştirirsin. Benim sana çok borcum varmış gibi hissediyorum sen ne dersin? Küçücük yaşından beri sakinleştirdiğin onca insan gibi beni de dinlesen, bir ferahlık iliştirsen. Ama bizim payımıza şairin dediği sayısız ahlar dökülüverdi. "Ah...dedim sonra, Ah!"

Yok bana bu Cihanda...